Üniversitede Ortak Çalışma Alanları Neden Önemli? BAU Campus’te Hub Spaces Deneyimi

Üniversite yaşamında öğrenme ve üretim süreçleri dersliklerin dışına taşarak bireysel çalışma, ekip projeleri, toplantılar ve farklı disiplinlerden öğrencilerin bir araya geldiği ortak alanlarda devam ediyor. BAU Campus’te Hub Spaces yaklaşımını, öğrencilerimizin gün içerisindeki farklı çalışma ihtiyaçlarına uyum sağlayabilecek kampüs deneyiminin parçalarından biri olarak ele alıyoruz. Kampüsümüzde Hub Spaces’ın yanı sıra çok disiplinli laboratuvarlar, teknoloji laboratuvarları, Ar-Ge alanları ve yaşam alanları da bulunuyor. Böylece çalışma, araştırma ve sosyal etkileşim süreçlerini birbirini tamamlayan bir yapı içerisinde buluşturuyoruz.
BAU Campus’te farklı çalışma biçimlerine yönelik alan seçenekleri sunuyoruz. Kampüs yapımız içerisinde hot desk alanları, kişiye ayrılmış çalışma masaları, toplantı odaları, etkinlik alanları, özel ofisler ve sanal ofis seçenekleri yer alıyor. Bu çeşitlilik, öğrencilerimizin ve kampüs ekosistemindeki farklı kullanıcıların ihtiyaçlarına göre çalışma ortamı seçebilmesine alan açıyor. Tek başına yürütülen bir çalışma ile ekip halinde geliştirilen bir proje farklı fiziksel koşullar gerektirebildiği için kampüs içerisindeki mekân çeşitliliğini üretim sürecinin tamamlayıcı bir unsuru olarak görüyoruz.
Ortak çalışma alanlarının bir diğer yönü, farklı fikirlerin aynı fiziksel ortamda buluşmasına imkân vermesi. BAU Campus’te Innoversity modelimizi teknoloji, deneyim ve üretim odağında şekillendiriyoruz. Öğrencilerimizin araştırma yapabildiği, fikir geliştirebildiği ve girişimcilik süreçleriyle temas kurabildiği bir kampüs ortamı oluşturmayı amaçlıyoruz. Hub Spaces da bu yapının içerisinde çalışma ve etkileşim için kullanılan alanlardan biri olarak konumlanıyor.
Bu yaklaşım, öğrencilerin gün içerisindeki farklı akademik süreçleri arasında daha doğal geçişler kurmasına da katkı sağlayabiliyor. Bir dersin ardından ekip arkadaşlarıyla toplantı yapmak, geliştirilen bir fikir üzerinde çalışmak veya bireysel bir göreve odaklanmak için kampüs içerisinde farklı seçeneklerin bulunması, çalışma sürecinin aynı ortamda devam edebilmesine imkân tanıyor. Hub Spaces’ı bu nedenle kampüs yaşamındaki fiziksel alan çeşitliliğinin bir parçası olarak değerlendiriyoruz.
BAU Campus’te çok disiplinli laboratuvarlar, Ar-Ge alanları, teknoloji odaklı çalışma ortamları, Hub Spaces ve yaşam alanlarını birbirinden kopuk yapılar olarak ele almıyoruz. Bu alanların bir arada bulunmasını öğrencilerimizin araştırma, proje geliştirme, ortak çalışma ve günlük kampüs yaşamı arasında bağlantı kurabilmesini destekleyen bir yapı olarak görüyoruz.
Hub Spaces deneyimi de bu yaklaşım içerisinde öğrencilerimizin farklı çalışma biçimlerine uyum sağlayabilecekleri esnek bir ortam sunuyor. BAU Campus’te öğrenmenin, araştırmanın ve üretimin kampüsün farklı alanlarına yayılabildiği bir üniversite deneyimi oluşturmayı sürdürüyoruz.


